...:::Yozgatli.Boy@hotmail.com:::...


-Web-Uzmanı
   
  mustafa.akkaya
  .: A N A S A Y F A :.
 

...::  CIKRIKCI KÖYÜ

CıKRıKcI KöYü Ve TaRiHCeSi


ÇIKRIKÇI KÖYÜ TARİHÇESİ

ÇIKRIÇI

  “Güzel köyüm gün yamacı dağlasın

Suyun aksın,pınarların çağlasın,

                                            Güzellerin bir deste gül bağlasın

  Yel estikçe gönder gelsin bu yana,

        Belki benim küsmüş bahtım uyana.”

 

     Adını ip, sicim,urgan…vb. şeyler yapan,”çıkrık” denen bir aletten alan Çıkrıkçı Köyü,130 hane 680 nüfuslu,yaklaşık 16.000 dekar alna sahip şirin bir köydür.

     Köyde eskiden kendir denilen bir bitki çok ekilir,bu bitkiden çul,çuval,ip yapılırmış.İp-urgan ustalarına “mazman”denilirmiş.Osman,İbrahim ve Ahmet adında mazmanlar varmış. En son Şaban amca bu işi yapardı.o da rahmetli oldu.

     Çıkrıkçı kanak suyu vadisinde kurulmuş olup 1992 yılında  faaliyete geçen Yahyasaray Barajı’ndan 6.000 dekardan fazla arazisi sulanır durumdadır.Kanak vadisi ,söğüt,kavak ve meyve ağaçlarıyla kaplıdır.ağaçlık alan 2000 dekar kadardır.Köy evleri tek katlı çatılı ve bahçelidir.

      Çevresinde bulunan Azapbaşlı,Emirbey,Hisarbey,Hasbbek gibi köy isimlerine bakılırsa buralar yaklaşık bin yıl önce Kutalmış Oğlu Süleyman’ın uçbeyleri tarafından zapdedilmiş ve Türk yurdu olmuştur.Anadolu da önce Hititler sonra Bizanslılar yaşamıştır.Köyün yaşlılarından Hacı Ali amcanın Tombul Ömer Ağa’dan rivayet ettiğine göre 1870 lerde kıtlık ve kış olmuş,açlıktan mal davar çok ölmüş,köy halkı başka yerlere göç etmiştir.

Şimdi köy halkı Usta Ahmetler,Çakırlar,Teberler,Abbaslar,Kara köseler,Yediler ve Süleyman Ağalar gibi takımlardan oluşmaktadır.

      Köy

 1.Dünya ve Kurtuluş savaşında çok şehit vermiş;özellikle Çanakkale cephesine gidenlerin çok azı gelmiştir.Savaş yıllarında harman-hasat işlerini kadın ve çocuklar yapmış,cepheye gönderilmek için toplanan yiyecek ve giyecekler Akdağmadeni’ne birkaç yaşlı erkeğin refakatinde kağnı larla ‘bağrı başlı,gözü yaşlı” analar tarafından götürülmüştür.O buhranlı günleri Allah birdaha göstermesin.

     Rahmetli rıza amca anlatırdı;Köyde Yetim Ahmet diye biri vardır ve bu adam Ürneşli Emineadında bir kadınla evlenir.Yetim Ahmet cepheye çağrılır.Ve tam 9 sene cepheden cepheye koşar.Askere giderken  hamile olan hanımından bir oğlu olur.Yetim Ahmet’ten bir haber gelmez,hanımı Ahmet’i öldü bilir.Umudu kesilir ve köyden biriyle evlenir.Neden sonra Yetim Ahmet’in geldiği haberi duyulur.

      Biçare kadın yanında çocuğuyla berber “gazi”nin evine gelir.Neyapsın Yetim Ahmet! Yavrusunu bağrına basar,eski hanımıyla tekrar evlenir.Bunca yıldır cephelerde koşan ve sabrın cinnet sınırlarını yoklayan bu gazi,buruk bir sevinçle geri kalan çileli ömrünü büyük bir tevekkül ile yaşamaya devam eder.O buhranlı günlerde nice Yetim Ahmetler garip geldi garip gitti.Zaten her şey vatan için değilmidir?

      Köyün yaşlılarından Hacı Ali amca İbrahim Pehlivan kıssasını da şöyle anlatıyor:Çıkrıkçılı İbrahim Mahmut Pehlivanın çırağıdır. Güreşlere hep onunla gider,ustasından hüner öğrenir.Hep Mahmut Pehlivan gibi olmak ister.Mahmut Pehlivan bir güreşe giderken Şıhlar Köyüne uğrayıp bir dede’nin duasını alır ve bu sefer ki ödülünü dede ye getireceğini söyler.Düğünlerin birinde yapılan güreşte bir deve kazanır.Dede ye verdiği sözü unutur ya da bir başka güreşte kazanacağı ödülü dede ye armağan etmeyi düşünür ve böylece zaman geöçer.Mahmut Pehlivan sıtmalı ve yaşlı günlerinde Zile’de bir güreşe katılır.Rakibi meşhur Sicimoğludur.Bu güreşte Sicimoğlu galip gelir.Bu hal Mahmud’a  ar gelir.Çıkrıkçı ya uğrar veçırağı İbrahim’e: “Oğlum,sende çok hakkım var sana çok şey öğrettim.ben artık yaşlandım,senden bir isteğim var.Git.Sicimoğlunu bul,onunla güreş,onu yen”der ve bunları ağlayarak söyler.İbrahim ustasının elini öper, “emrin başım üstüne” diyerek yanına Köryirik lakaplı birini alır çıkar yollara.Zile,Yokat dolaşır ve bir düğümde Sicimoğlu’nu yakalar.15 batmanlık Sicimoğlu’nu yener.Böylece ustasına verdiği sözüyerine getirir.Gerçi İbrahim Pehilivan da çok yaşamaz.İngilizesareti dönüşünde ölür.

     Çıkrıçı Köyü halkı yumuşak huylu,çalışkan ve misafirperver dir.Köyde kavga gürültü olmaz.Kan davası yoktur.Düğün,bayram ve ölümlerde halk birbirinin yardımına koşar.gerçi eskiden yapılan imece usulleri zayıflamış,köy odaları özelliğini kaybetmiştir.

      Çıkrıkçı Köyü halkı tarım ve hayvancılıkla geçinir.1992’den sonra pancar ekimi başlamıştır.Kanak suyu kenarları ,Tilki Bükü,Kanlı Tarla,Çamurlu gibi mevkiler köyün verimli topraklarıdır.Tepe Başı ve Arkaç mevkileri sulanmayan alanlardır.bağları bakımsızdır. “Bakarsan bağ,bakmazsan dağ olur.”atasözü yerini bulmuş,güzelim bağlar batal olup gitmiştir.Süt üretimi ve süt inekçiliği gelişmektedir.

     Köyde iki camii vardır.Eski camii Rumi1334’te,Yeni Camii 1985’te yapılmış olup Yeni Camii küllüyesinde Kur’an Kursu binası, Okuma Odası,Camii Lojmanı ve Mustafa ÇİFTÇİ yapımı güzel bir şadırvan vardır.İlkokul üç derslikli olarak

1935’te açılmış,1942’den sonra beş sınıf olarak faaliyetine devam etmiş

ve 1963 yılında da yeni ilkokul binasıyapılmıştır.  Köy halkının hemen hepsi okur yazardır.

 

 
 
 
   
 






Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol